Ara
commerçant
01
ticari, alışverişle ilgili
qui concerne l'achat et la vente de biens ou de services
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
eril tekil
commerçant
eril çoğul
commerçants
dişil tekil
commerçante
dişil çoğul
commerçantes
Örnekler
Les relations commerçantes entre les deux pays se sont renforcées.
İki ülke arasındaki ticari ilişkiler güçlendi.
Le commerçant
[gender: masculine]
01
tüccar, esnaf
quelqu'un qui achète et vend des produits pour en tirer un profit
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
commerçants
Örnekler
Elle est commerçante depuis plus de dix ans.
O, on yıldan fazla bir süredir tüccardır.



























