brosser
bro
bʁɔ
braw
sser
se
se
brasserbosser

"brosser"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

brosser
01

fırçalamak, taramak

nettoyer ou lisser avec une brosse 
brosser definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
brosse
1. çoğul kişi
brossons
gelecek zamanda 1. kişi
brosserai
şimdiki zaman ortacı
brossant
geçmiş zaman ortacı
brossé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
brossions
Örnekler
Je brosse mes cheveux avant de dormir. 
02

enerjik fırça darbeleriyle boyamak, güçlü fırça vuruşlarıyla resmetmek

peindre avec des coups de pinceau énergiques 
brosser definition and meaning
Örnekler
L'artiste brosse un paysage à l'huile. 

Sanatçı, yağlı boya bir manzara fırçalıyor.

03

fırçalamak, temizlemek

nettoyer ou entretenir une partie de son corps avec une brosse 
brosser definition and meaning
Örnekler
Je me brosse les dents après chaque repas. 
04

fırçalamak, taramak

passer une brosse pour arranger les cheveux 
brosser definition and meaning
Örnekler
Je me brosse les cheveux chaque matin. 

Her sabah saçlarımı fırçalarım.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store