Ara
L'arête
[gender: masculine]
01
balık kılçığı, balık kemiği
os mince et pointu présent dans la chair d'un poisson
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
arêtes
Örnekler
L' arête s' est coincée dans sa gorge.
Balık kılçığı boğazına takıldı.
02
kenar, köşe
ligne formée par la rencontre de deux surfaces ou de deux faces, souvent saillante
Örnekler
Il s' est coupé sur l' arête du métal.
Metalin kenarı üzerinde kendini kesti.



























