Ara
L'abattement
01
mutsuzluk, bıkkınlık
état de découragement ou de fatigue morale intense
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
Örnekler
Il est tombé dans l'abattement après son échec.
Başarısızlığından sonra çöküntüye düştü.
02
indirim, iskonto
réduction appliquée sur un prix, une taxe ou un montant
Örnekler
L'abattement sur les impôts est important cette année.
Vergilerdeki indirim bu yıl önemli.
03
vergi indirimi, vergi muafiyeti
réduction ou remise accordée sur les impôts
Örnekler
Les familles nombreuses bénéficient d'un abattement fiscal.
Kalabalık aileler bir vergi indiriminden yararlanır.



























