Ara
embotellar
01
tıkamak, engellemek
causar una congestión o bloqueo en el tráfico o en un proceso
Örnekler
La gran afluencia de coches embotelló la carretera principal.
Araçların büyük akını ana yolu tıkadı.
02
şişelemek, şişelere doldurmak
poner un líquido en botellas para su conservación o venta
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
embotello
3. tekil kişi
embotella
şimdiki zaman ortacı
embotellando
basit geçmiş zaman
embotelló
geçmiş zaman ortacı
embotellado
Örnekler
La máquina embotella cien botellas por minuto.
Makine dakikada yüz şişe şişeler.



























