despejar
01
temizlemek
eliminar algo que está bloqueando o estorbando
Örnekler
Necesitamos despejar el pasillo para mover los muebles.
Mobilyaları taşımak için koridoru boşaltmamız gerekiyor.
02
temizlemek, uzaklaştırmak
alejar el balón de la zona peligrosa
Örnekler
El jugador despejó el balón fuera del área.
Oyuncu topu ceza sahası dışına çıkardı.
03
ayılmak, kendine gelmek
recuperar la lucidez mental y física después de haber estado bajo los efectos del alcohol
Örnekler
Caminó un rato para despejarse y aclarar las ideas.
Kafasını ayıltmak ve düşüncelerini netleştirmek için bir süre yürüdü.



























