Ara
crujir
01
gıcırdamak
producir un sonido seco y repetitivo al moverse o al presionarse un objeto
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
crujo
3. tekil kişi
cruje
şimdiki zaman ortacı
crujiendo
basit geçmiş zaman
crujió
geçmiş zaman ortacı
crujido
Örnekler
El viejo colchón crujía cada vez que alguien se movía.
Eski yatak, biri hareket ettiğinde her seferinde gıcırdıyordu.
02
çıtırdamak, kıtırdamak
producir un sonido seco y nítido al morder o aplastar algo con los dientes
Örnekler
Crujió un caramelo duro durante la película.
Film sırasında sert bir şekeri çıtırdattı.



























