alcanzar
01
ulaşmak, erişmek
llegar a un lugar después de avanzar
Örnekler
El tren alcanzó la estación a las cinco en punto.
Tren tam beşte istasyona ulaştı.
02
ulaşmak
lograr un objetivo, propósito o meta deseada
Örnekler
La empresa alcanzó sus metas de ventas este año.
Şirket bu yıl satış hedeflerini başardı.
03
yetmek
ser suficiente para cubrir una necesidad
Örnekler
El tiempo no alcanza para discutir todos los temas.
Zaman, tüm konuları tartışmak için yeterli değil.



























