Ara
El plazo
[gender: masculine]
01
taksit, vade
periodo para pagar una deuda o cumplir una obligación
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
plazos
Örnekler
El pago en plazos facilita la compra.
02
süre, son tarih
período de tiempo determinado para cumplir una obligación o realizar una acción
Örnekler
Es importante cumplir con los plazos para evitar sanciones.
Yaptırımlardan kaçınmak için son tarihleri karşılamak önemlidir.



























