Ara
calentar
01
ısıtmak
hacer que algo tenga más temperatura o esté más caliente
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
caliento
3. tekil kişi
calienta
şimdiki zaman ortacı
calentando
basit geçmiş zaman
calenté
geçmiş zaman ortacı
calentado
Örnekler
Voy a calentar la comida en el microondas.
Yemeği mikrodalgada ısıtacağım.
02
ısınmak
preparar el cuerpo con ejercicios suaves antes de hacer actividad física intensa
Örnekler
Es importante calentar antes de correr para evitar lesiones.
Yaralanmaları önlemek için koşmadan önce ısınmak önemlidir.
03
ısınmak
realizar ejercicios o prácticas para preparar el cuerpo o la voz antes de una actuación
Örnekler
Los cantantes deben calentar la voz antes del concierto.
Şarkıcılar konserden önce seslerini ısıtmalıdır.



























