Ara
nevar
[past form: nevé][present form: nievo]
01
kar yağmak, kar düşmek
caer nieve desde las nubes
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
nievo
3. tekil kişi
nieva
şimdiki zaman ortacı
nevando
basit geçmiş zaman
nevé
geçmiş zaman ortacı
nevado
Örnekler
Nunca nieva en mi ciudad.
Benim şehrimde asla kar yağmaz.
02
serpmek, serpiştirmek
cubrir ligeramente un alimento con una sustancia en polvo, como azúcar, harina o queso rallado
Örnekler
Puedes nevar los buñuelos con canela y azúcar.
Lokmaları tarçın ve şekerle serpebilirsiniz.



























