Ara
El estudio
01
çalışma
actividad de aprender o investigar algo
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
estudios
Örnekler
El estudio de idiomas requiere paciencia.
Dil çalışması sabır gerektirir.
02
stüdyo daire, stüdyo
apartamento pequeño que combina sala, dormitorio y cocina en un solo espacio
Örnekler
Alquilamos un estudio cerca de la universidad.
Üniversite yakınında bir stüdyo daire kiraladık.
03
çalışma odası, ofis
habitación destinada al trabajo o la lectura
Örnekler
Tiene un escritorio grande en su estudio.
Çalışma odasında büyük bir masası var.
04
stüdyo, kayıt stüdyosu
lugar donde se graba, filma o produce contenido audiovisual o musical
Örnekler
Grabaron la película en un estudio de Madrid.
Filmi Madrid'de bir stüdyoda kaydettiler.
05
çalışma, araştırma
trabajo o investigación sobre un tema determinado
Örnekler
Publicaron un estudio sobre el cambio climático.
İklim değişikliği üzerine bir çalışma yayınladılar.



























