Ara
dibujar
[past form: dibujé][present form: dibujo]
01
çizmek
hacer un dibujo usando lápiz, bolígrafo, o pintura
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
dibujo
3. tekil kişi
dibuja
şimdiki zaman ortacı
dibujando
basit geçmiş zaman
dibujé
geçmiş zaman ortacı
dibujado
Örnekler
Voy a dibujar un retrato de mi amigo.
Arkadaşımın bir portresini çizeceğim.
02
belirmek
aparecer o hacerse visible poco a poco
Örnekler
Se dibujaron dudas en sus ojos durante la conversación.
Konuşma sırasında gözlerinde şüpheler belirdi.



























