Ara
soltar
01
akıcı olmak, akıcılık kazanmak
adquirir fluidez o facilidad en un idioma
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzensiz
ayrılamaz
1. tekil kişi
suelto
3. tekil kişi
suelta
şimdiki zaman ortacı
soltando
basit geçmiş zaman
me solté
geçmiş zaman ortacı
soltado,suelto
Örnekler
Después de vivir allí, se soltó en francés.
Orada yaşadıktan sonra, Fransızcada akıcı hale geldi.
02
bırakmak, salıvermek
dejar ir la cuerda de un arco para disparar la flecha
Örnekler
El arquero soltó la cuerda con suavidad.
Okçu yayı yumuşak bir şekilde bıraktı.



























