Ara
intervenir
01
katılmak
participar activamente en una reunión, discusión o competencia
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
intervengo
3. tekil kişi
interviene
şimdiki zaman ortacı
interviniendo
basit geçmiş zaman
intervine
geçmiş zaman ortacı
intervenido
Örnekler
Ella va a intervenir en la reunión de hoy.
O, bugünkü toplantıda müdahale edecek.
02
müdahale etmek
actuar para influir o alterar el desarrollo de una situación
Örnekler
La policía intervino para detener la pelea.
Polis, kavgayı durdurmak için müdahale etti.
03
dinlemek, kaydetmek
colocar un dispositivo oculto para escuchar o grabar comunicaciones privadas
Örnekler
Los agentes lograron intervenir el teléfono del sospechoso.
Ajanlar, şüphelinin telefonuna müdahale etmeyi başardı.



























