Ara
La vanguardia
01
öncü, ön saflar
grupo o movimiento que lidera nuevas ideas, tendencias o innovaciones
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
vanguardias
Örnekler
Los jóvenes artistas buscan estar en la vanguardia de la creación artística.
Genç sanatçılar, sanatsal yaratımın öncüsü olmayı hedefliyor.
02
öncü
parte de una fuerza militar que va delante del resto
Örnekler
La vanguardia aseguró el paso estratégico.
Öncü birlik stratejik geçidi güvence altına aldı.



























