Ara
fijar
01
belirlemek, saptamak
establecer de manera clara y precisa una fecha, un límite, un objetivo u otra cosa
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
fijo
3. tekil kişi
fija
şimdiki zaman ortacı
fijando
basit geçmiş zaman
fijé
geçmiş zaman ortacı
fijado
Örnekler
La empresa fijó nuevos objetivos para este año.
Şirket bu yıl için yeni hedefler belirledi.
02
fark etmek, dikkat etmek
prestar atención o notar algo con cuidado
Örnekler
Siempre me fijo en la forma de hablar de las personas.
İnsanların konuşma şekline her zaman dikkat ederim.
03
sabitlemek, bağlamak
asegurar algo en un lugar para que no se mueva
Örnekler
¿ Cómo puedo fijar esta puerta correctamente?
Bu kapıyı doğru şekilde nasıl sabitleyebilirim ?



























