mayor
ma
ma
ma
yor
ˈʝoɾ
yor
pavortutorcoloractor

"mayor"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

mayor
01

yetişkin

que ha alcanzado la edad adulta 
mayor definition and meaning
Örnekler
Ya es mayor y toma sus propias decisiones. 

O zaten yetişkin ve kendi kararlarını alıyor.

02

yaşlı, ihtiyar

persona de edad avanzada 
mayor definition and meaning
Örnekler
El hombre mayor camina despacio por el parque. 

Yaşlı adam parkta yavaşça yürüyor.

03

que pertenece a una escala, tonalidad o acorde de carácter musical mayor 

mayor definition and meaning
Örnekler
La canción está escrita en tono mayor. 
04

daha büyük

que tiene mayor tamaño, extensión o magnitud que otro u otros 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
derecelendirilebilir
eril tekil
mayor
eril çoğul
mayores
dişil tekil
mayor
dişil çoğul
mayores
Örnekler
Este edificio es mayor que el de al lado. 

Bu bina yanındakinden daha büyük.

05

daha yaşlı

que tiene más años o es de edad superior a otra persona u otras 
Örnekler
Mi hermano mayor vive en Madrid. 

Büyük kardeşim Madrid'de yaşıyor.

El mayor
01

persona de edad avanzada 

el mayor definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
mayores
Örnekler
El mayor del pueblo compartió sus conocimientos con los jóvenes. 

Köyün yaşlısı bilgilerini gençlerle paylaştı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store