Ara
entrar
[past form: entré][present form: entro]
01
girmek
pasar de afuera hacia adentro de un lugar
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
1. tekil kişi
entro
3. tekil kişi
entra
şimdiki zaman ortacı
entrando
basit geçmiş zaman
entré
geçmiş zaman ortacı
entrado
Örnekler
¿ Puedo entrar a tu oficina?
Ofisinize girebilir miyim ?
02
katılmak, üye olmak
unirse a un grupo, organización o actividad
Örnekler
Ellos entraron al coro de la iglesia.
Onlar kilise korosuna girdiler.
03
erişmek, girmek
pasar a un lugar o espacio, obtener acceso
Örnekler
Solo los empleados pueden entrar en esta área.
Sadece çalışanlar bu alana girebilir.
04
giriş yapmak
acceder a un sistema informático introduciendo credenciales
Örnekler
Entré en la aplicación y revisé mis mensajes.
Uygulamaya girmek ve mesajlarımı kontrol etmek.
05
içeri getirmek
poner algo o a alguien dentro de un lugar
Örnekler
Ellos entraron los regalos en la sala.
Onlar hediyeleri odaya girdirdiler.



























