Ara
formar
01
şekil vermek, biçimlendirmek
dar forma, estructura o apariencia a algo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
formo
3. tekil kişi
forma
şimdiki zaman ortacı
formando
basit geçmiş zaman
formó
geçmiş zaman ortacı
formado
Örnekler
La espuma formó burbujas sobre el agua.
Köpük suyun üzerinde baloncuklar oluşturdu.
02
oluşturmak
constituir, integrar o estar compuesto por partes o elementos
Örnekler
Forman un grupo unido y trabajador.
Oluştururlar birleşik ve çalışkan bir grup.
03
eğitmek
enseñar, instruir o preparar a alguien en conocimientos, habilidades o valores
Örnekler
Es importante formar a los estudiantes desde pequeños.
Öğrencileri küçük yaşlardan itibaren eğitmek önemlidir.
04
oluşturmak
crear o establecer un grupo, organización o institución
Örnekler
La asociación fue formada por ciudadanos locales.
Dernek, yerel vatandaşlar tarafından kuruldu.



























