alto
Pronunciation
/ˈalto/

"alto"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

alto
01

uzun, yüksek

que tiene gran altura o se encuentra a mucha distancia del suelo
alto definition and meaning
example
Örnekler
Necesito una escalera más alta para alcanzar eso.
Ona ulaşmak için daha yüksek bir merdivene ihtiyacım var.
02

uzun, boylu

que tiene una estatura mayor que la media
alto definition and meaning
example
Örnekler
Esa mujer alta es la profesora nueva.
O uzun kadın yeni öğretmendir.
03

yüksek, üst

que tiene una posición o nivel elevado en comparación con otro punto
alto definition and meaning
example
Örnekler
La calidad del producto es muy alta.
Ürünün kalitesi çok yüksek.
04

yüksek, gür

high
alto definition and meaning
example
Örnekler
No me gusta la música tan alta.
Müziği bu kadar yüksek sevmiyorum.
alto
01

yüksek, yüksekte

a gran altura o nivel
example
Örnekler
El globo voló alto hasta desaparecer.
Balon, kaybolana kadar yüksek uçtu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store