Ara
largo
01
uzun, geniş
que tiene mucha longitud o distancia
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
el más largo
karşılaştırma derecesi
más largo
derecelendirilebilir
eril tekil
largo
eril çoğul
largos
dişil tekil
larga
dişil çoğul
largas
Örnekler
El río es muy largo.
Nehir çok uzun.
02
uzun, uzun süren
que dura mucho tiempo o tiene gran extensión en el tiempo
Örnekler
Tuvimos una reunión larga ayer.
Dün uzun bir toplantı yaptık.
03
uzun boylu, uzun
que tiene mucha altura o estatura
Örnekler
Él es un hombre largo y delgado.
O, uzun ve zayıf bir adamdır.
El largo
01
uzunluk, uzunluk
medida o dimensión de algo en su mayor extensión
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
largos
Örnekler
El largo de la mesa es dos metros.
Masanın uzunluğu iki metredir.
02
havuz uzunluğu, tur
recorrido de ida y vuelta que se hace nadando en una piscina
Örnekler
Necesito mejorar mi velocidad en los largos.
Havuzda yüzülen gidiş-dönüş mesafelerinde hızımı geliştirmem gerekiyor.
03
yavaş başlayıp giderek hızlanan müzik hareketi, largo
movimiento musical que comienza lento y luego acelera progresivamente
Örnekler
La pieza comienza con un largo muy suave.
Parça, çok yumuşak bir largo ile başlar.
04
uzun metraj
película con una duración larga, generalmente más de 60 minutos.
Örnekler
El director estrenó su primer largo el año pasado.
Yönetmen, ilk uzun metrajlı filmini geçen yıl gösterime sundu.
largo
01
Defol !, Kaybol !
se usa para pedir a alguien que se vaya o se aleje
Örnekler
Cuando vio al ladrón, le dijo: "¡Largo!"
Hırsızı gördüğünde, ona dedi ki: "Defol !"



























