subtitulación para sordossuspensión de pagos
subtitulación para sordossuspensión de pagos
subtitulación para sordos[n]

işitme engelliler için altyazı,sağırlar için altyazı

subtitulado[adj]

altyazılı,altyazılı

subtítulo[n]

altyazı,altyazı metni

subvencionar[v]

sübvanse etmek

suceder[v]

olmak,meydana gelmek

sucesión intestada[n]

kanuni miras,vasiyetsiz miras

suceso[n]

olay,vaka

sucesor[n]

halef

sucio[adj]

kirli,pis

sudadera[n]

sweatshirt

sudadera con capucha[n]

kapüşonlu sweatshirt,kapüşonlu kazak

sudar[v]

terlemek

sudar tinta[phrase]
sudoku[n]

Sudoku

sudor[n]

ter

sudor frío[n]

soğuk ter

suegra[n]

kayınvalide,eşin annesi

suegro[n]

kayınpeder,eşin babası

suegros[n]

kayınvalide ve kayınpeder,eşin ebeveynleri

suela[n]

taban,dip

sueldo[n]

maaş,ücret

sueldo fijo[n]

sabit maaş,düzenli maaş

sueldo mínimo[n]

asgari ücret

suelo[n]

zemin

suelo edificable[n]

yapılaşmaya açık arazi

suelto[n][adj]

bozuk para,madeni para • gevşek,sallant

sueño[n]

rüya,düş

suero[n]

serum,tıbbi sıvı

suerte[n]

şans,talih

suéter[n]

kazak

suéter de cuello vuelto[n]

balıkçı yaka kazak,balıkçı yaka süveter

suficiencia[n]

yeterlilik,uygunluk

suficiente[adj]

yeterli

sufragio[n]

oy hakkı,seçme hakkı

sufrimiento[n]

acı

sufrir[v]

acı çekmek

sufrir muchas presiones[phrase]
sufrir una enfermedad[phrase]
sugerente[adj]

çağrıştırıcı,düşündürücü

sugerir[v]

önermek

sugestión[n]

öneri

suicidio[n]

intihar

suite[n]

süit

sujetador[n]

sütyen,sütyen

sujetador deportivo[n]

spor sütyeni,sporcu sütyeni

sujetar[v]

sabitlemek,tutmak

sulfurar[v]

kızdırmak,sinirlendirmek

suma[n]

toplam,yekûn

sumamente[adv]

son derece

sumar[v]

toplamak,eklemek

sumario[n]

içindekiler

sumidero[n]

kanalizasyon ızgarası,yağmur suyu gideri

sumiller[n]

şarap garsonu,şarap uzmanı

suministrar[v]

sağlamak,tedarik etmek

suministro[n]

tedarik,arz

sumir[v]

dalmak,batırmak

superar[v]

üstesinden gelmek

superávit[n]

fazla,artık

superficial[adj]

yüzeysel,yüzeysel

superficie[n]

yüzey

superfluo[adj]

gereksiz,fazladan

superioridad[n]

üstünlük

supermercado[n]

süpermarket

supermodelo[n]

süpermodel,dünyaca ünlü manken

superpoblación[n]

aşırı nüfus,nüfus yoğunluğu

superstición[n]

batıl inanç

superventas[adj]

çok satan,en çok satan

supervisar[v]

denetlemek

supervisión[n]

denetim

supervisión médica[n]

tıbbi gözetim

supervisor[n]

denetçi

suplantación de identidad[n]
suplementar[v]

tamamlamak,takviye etmek

suplemento[n]

ek ücret,ilave ücret

suplemento nutricional[n]

besin takviyesi

suplente[n]

yedek oyuncu,yedek

suponer[v]

varsaymak,farz etmek

suposición[n]

varsayım,faraziye

supositorio[n]

supozituvar

supuesto[adj]

varsayılan,farzedilen

sur[n][adj]

güney • güney,güneyli

surf[n]

sörf

surf a vela[n]

yelkenli sörf,rüzgar sörfü

surfear[v]

sörf yapmak,gezinmek

surfing[n]
surfista[n]

sörfçü,sörf yapan kişi

surgir[v]

ortaya çıkmak,belirmek

surrealismo[n]

sürrealizm,gerçeküstücülük

surrealista[adj]

sürrealist,gerçeküstücü

surtidor de combustible[n]

benzin pompası,yakıt dağıtıcısı

susceptible[adj]

hassas

suscitar[v]

uyandırmak,neden olmak

suscribir[v]

abone olmak,kaydolmak

suscripción[n]

abonelik

suscriptor[n]

abone,üye

sushi[n]

sirke ile tatlandırılmış pirinç, çiğ balık, deniz ürünleri veya sebzelerle hazırlanan bir Japon yemeği

suspender[v]

kalmak

suspense[n]

gerilim

suspensión[n]

askıya alma,geçici durdurma

suspensión de pagos[n]

ödeme durdurma

LanGeek
Uygulamayı İndir