sábadosaludar
sábadosaludar
sábado[n]

cumartesi,cuma ile pazar arasındaki haftanın günü

sabana[n]

savana

sábana[n]

yatak çarşafı,çarşaf

saber[v][n]

bilmek,tanımak • bilgi

saber al dedillo[phrase]
sabiduría[n]

bilgelik

sabio[adj]

bilge,akıllı

sabor[n]

tat,lezzet

saborear[v]

tatmak,lezzetini çıkarmak

sabroso[adj]

lezzetli,nefis

sabueso[n]

av köpeği,tazı

sacacorchos[n]

tıpa açacağı

sacapuntas[n]

kalemtıraş,kalem açacağı

sacar[v]

elde etmek

sacar buenas notas[phrase]
sacar el curso[phrase]
sacar la basura[phrase]
sacar un diente[phrase]
sacerdote[n]

rahip,papaz

saciar[v]

gidermek, bastırmak

saco de boxeo[n]

boks torbası,punching bag

saco de dormir[n]

uyku tulumu

sacrificar[v]

fedakarlık etmek,kurban etmek

sacrificio[n]

fedakarlık,kurban

sacudida[n]

sarsıntı,şok

sacudir[v]

sarsmak,şok etmek

sacudir los muebles[phrase]
sádico[adj]

sadist

saga[n]

destan,saga

sagacidad[n]

sakıllılık,anlayışlılık

sagrado[adj]

kutsal

sake[n]

sake

sal[n]

tuz

sala[n]

oturma odası,salon

sala de alumnos[n]

öğrenci salonu,öğrenci ortak odası

sala de billar[n]

bilardo odası,bilardo salonu

sala de calderas[n]

kazan dairesi,kazan odası

sala de cine[n]

sinema salonu,sinema

sala de conciertos[n]

konser salonu

sala de conferencias[n]

konferans salonu,konferans odası

sala de embarque[n]

biniş salonu

sala de emergencia[n]

acil servis,acil oda

sala de espera[n]

bekleme odası

sala de estar[n]

oturma odası

sala de estudios[n]

çalışma salonu,ders çalışma odası

sala de exposiciones[n]

sergi salonu,sergi holü

sala de operaciones[n]

ameliyathane,operasyon odası

sala de parto[n]

doğum odası,doğum salonu

sala de urgencias[n]

acil servis,acil oda

salado[adj]

tuzlu

salami[n]

salam

salar[v]

tuzlamak

salario[n]

maaş

salario bruto[n]

brüt maaş

salario mínimo interprofesional[n]

ulusal asgari ücret

salario neto[n]

net maaş

salchicha[n]

sosis

salchicha de bolonia[n]

bolonya sosisi,mortadella

salchichón[n]

sucuk

saldar[v]

ödemek

salero[n]

tuzluk,tuz kabı

salida[n]

çıkış,çıkış yeri

salida de emergencia[n]

acil çıkış

salida de playa[n]

plaj kıyafeti,plaj örtüsü

saliente[adj][n]

çıkan,ayrılan

salinidad[n]

tuzluluk

salir[v]

çıkmak,ayrılmak

salir a comer[phrase]
salir bien[phrase]
salir con[phrase]
salir de marcha[phrase]
salir impune de[v]

cezasız kurtulmak,yaptığından paçayı sıyırmak

salirse de la carretera[phrase]
saliva[n]

tükürük

salmo[n]

mezmur,ilahi

salmón[n]

somon,somon eti

salón[n]

salon,oturma odası

salón comedor[n]

oturma-yemek odası,salon-yemek odası

salón de baile[n]

balo salonu,dans salonu

salón de belleza[n]

güzellik salonu

salón de charlas[n]

sohbet odası,chat odası

salpicadero[n]

gösterge paneli,kontrol paneli

salsa[n]

salsa

salsa barbacoa[n]

barbekü sosu

salsa de pepinillos[n]

turşu sosu,relish

salsa para mojar[n]

dip sosu,bandırma sosu

salsa picante[n]

acı sos,baharatlı sos

salsera[n]

sosluk

saltador[n]

dalışçı,atlayıcı

saltamontes[n]

çekirge,yeşil çekirge

saltar[v]

atlamak

saltarse las reglas[phrase]
salto[n]

atlama,sıçrama

salto con garrocha[n]

sırıkla atlama,sırıkla atlama

salto de altura[n]

yüksek atlama

salto ecuestre[n]

engel atlama

salud[n]

sağlık

salud mental[n]

ruh sağlığı

saludable[adj]

sağlıklı,faydalı

saludar[v]

selamlamak,karşılamak

LanGeek
Uygulamayı İndir