pelvispersistir
/ 14
pelvispersistir
pelvis[n]

pelvis

pena[n]

acıma,merhamet

pena capital[n]

idam cezası,ölüm cezası

pena de muerte[n]

idam cezası

penal[n][adj]

penaltı • cezai,ceza ile ilgili

penalizar[v]

cezalandırmak,yaptırım uygulamak

penalti[n]

penalti,ceza atışı

pendiente[n][adj]

küpe • beklemede,askıda

pendrive[n]

USB bellek,flash sürücü

penitencia[n]

kefaret

penoso[adj]

acı verici,üzücü

pensamiento[n]

düşünce

pensar[v]

düşünmek

pensión[n]

pansiyon,misafirhane

pensión completa[phrase]
pentágono[n]

beşgen,beş kenarlı şekil

pentagrama[n]

pentagram

penumbra[n]

yarı karanlık,loş ışık

penuria[n]

yoksulluk,kıtlık

péñola[n]

tüy kalem,kaz tüyü kalem

peonía[n]

şakayık,şakayık

peor[adj][adv]

daha kötü,daha fena

pepino[n]

salatalık,hıyar

pepino de mar[n]

deniz hıyarı,deniz salatalığı

pequeño[adj]

küçük

pera[n]

armut

peral[n]

armut ağacı

percance[n]

küçük kaza,aksilik

percepción[n]

algı

percha[n]

askı,elbise askısı

perchero[n]

askılık,portmanto

percibir[v]

algılamak

perdedor[n]

kaybeden,yenilen

perder[v]

kaybetmek

perder el conocimiento[phrase]
perder el control[v]

kontrolü kaybetmek,patlamak

perder el empleo[phrase]
perder la chaveta[v]

çıldırmak,kontrolü kaybetmek

perder peso[phrase]
perderse un programa[phrase]
pérdida[n]

kayıp,zarar

perdido[adj]

kayıp,yitik

perdiz[n]

keklik,çil keklik

perdón[phrase][n]

af,bağışlama

perdonar[v]

affetmek

perecedero[adj]

bozulabilir,çabuk bozulan

peregrinación[n]
peregrino[n]

hacı

perejil[n]

maydanoz

perezoso[adj][n]

tembel,üşengeç • tembel hayvan,sloth

perfeccionista[adj]

mükemmeliyetçi

perfecto[adj]

mükemmel,kusursuz

perfil[n]

profil,siluet

perfilador de labios[n]

dudak kalemi,dudak konturu

perfume[n]

parfüm

perfumería[n]

parfüm dükkanı,parfümeri

periastro[n]

enberi

pericia[n]
periferia[n]

banliyö,çevre

perifollo[n]

frenk maydanozu,frenk maydanozu bitkisi

perímetro[n]

çevre

perinatal[adj]

perinatal,doğum öncesi ve sonrasına ait

periódico[n][adj]

gazete • periyodik

periodismo[n]

gazetecilik

periodismo ciudadano[n]

yurttaş gazeteciliği

periodista[n]

gazeteci

periodo[n]

dönem,süre

periodontal[adj]

periodontal

peripecia[n]

serüven,olay

periquito[n]

muhabbet kuşu,papağan

perjudicado[adj]

zarar gören,etkilenen

perjudicial[adj]

zararlı, olumsuz

perjuicio[n]

zarar,hasar

perjurio[n]

yalancı şahitlik,yeminli yalan

perjuro[n]

yalancı şahit,yalan yere yemin eden

perla[n][adj]

inci,inci • sedef

permanecer[v]

kalmak,durmak

permanente[adj]

kalıcı,sürekli

permisividad[n]

hoşgörü,müsamahakârlık

permisivo[adj]

müsamahakâr

permiso[n]

hapis izni,geçici çıkış izni

permitir[v]

izin vermek

perno[n]

cıvata

pero[conj]

ama

perpendicular[adj]

dik,dikey

perpetrar[v]

işlemek

perrera[n]

köpek kulübesi,köpek evi

perrito[n]

bir köpek yavrusu,bir yavru köpek

perrito caliente[n]

sosisli sandviç,sosisli

perrito de maíz[n]

mısır köpeği,corn dog

perro[n]

köpek

perro policía[n]

polis köpeği,polisiye köpek

perro salchicha[n]

sosis köpek,daksund

persecución[n]

kovalama,takip

perseguir[v]

kovalamak,takip etmek

perseverancia[n]
perseverante[adj]

azimli

persiana[n]

panjur,stor perde

persistente[adj]

inatçı

persistir[v]

ısrar etmek

LanGeek
Uygulamayı İndir