Ara
Iris
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
irises
Örnekler
The unique patterns on the iris, known as the iris crypts and furrows, can be used for biometric identification.
İris üzerindeki, iris kriptleri ve olukları olarak bilinen benzersiz desenler, biyometrik tanımlama için kullanılabilir.
1.1
diyafram, iris
a mechanical diaphragm made of overlapping plates that can be adjusted to vary the size of an opening, as in a camera lens
Örnekler
The projector 's iris was stuck partially open.
Projektörün irisi kısmen açık kalmıştı.
Örnekler
Bees buzzed happily around the iris patch, drawn to the nectar-rich blooms that provided sustenance during the spring months.
Arılar, bahar aylarında besin sağlayan nektar açısından zengin çiçeklere çekilerek iris yamasının etrafında mutlu bir şekilde vızıldadı.
iris
01
soluk mavi ile soluk mor arası bir renk
of a rich, deep purple color that takes its inspiration from the vibrant hues of the iris flower
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most iris
karşılaştırma derecesi
more iris
derecelendirilebilir
Örnekler
The cozy blanket on the bed had a comforting iris pattern.
Yataktaki rahat battaniyenin rahatlatıcı bir iris deseni vardı.
to iris
01
iris açmak, iris gibi açılmak
(of an aperture, especially in a lens) to open or close like an iris diaphragm
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
iris
3. tekil kişi
irises
şimdiki zaman ortacı
irising
basit geçmiş zaman
irised
geçmiş zaman ortacı
irised
Örnekler
The gate irised closed behind them with a metallic hiss.
Kapı, metalik bir tıslama ile arkalarında iris gibi kapandı.



























