imprisonment
imp
ˈɪmp
imp
ri
ri
son
zən
zēn
ment
mənt
mēnt

"imprisonment"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Imprisonment
01

hapse atmak

the act of placing someone in prison or jail as a lawful penalty 
imprisonment definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
imprisonments
Örnekler
He received five years' imprisonment for theft. 

Hırsızlıktan dolayı beş yıl hapis cezası aldı.

02

hapis, tutukluluk

the act of confining someone in a restricted space 
Örnekler
The villain's imprisonment in the tower lasted a month. 

Kötü adamın kuledeki hapsedilmesi bir ay sürdü.

03

hapis, tutukluluk

the condition or state of being kept in confinement 
Örnekler
Years of imprisonment left him scarred emotionally. 

Yıllarca süren hapishane onu duygusal olarak yaralı bıraktı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store