hurdle
hu
ˈhɜ:
rdle
ədl
ēdl
huddlehurtle

"hurdle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Hurdle
01

yarış engeli

a light, movable barrier that competitors must jump over in certain races 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
hurdles
Örnekler
The runner cleared the first hurdle effortlessly. 

Koşucu ilk engeli zahmetsizce aştı.

02

engel atlama, engel aşma

the action of leaping over an obstacle 
Örnekler
His best hurdle came at the final barrier. 

En iyi engel atlaması son engelde geldi.

03

engel

a difficulty or problem that must be overcome in order to achieve something 
Örnekler
The biggest hurdle for the startup was securing enough funding to launch their product. 

Girişim için en büyük engel, ürünlerini piyasaya sürmek için yeterli fonu sağlamaktı.

to hurdle
01

engelleri aşmak, engeller üzerinden atlamak

to jump over obstacles while running 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
hurdle
3. tekil kişi
hurdles
şimdiki zaman ortacı
hurdling
basit geçmiş zaman
hurdled
geçmiş zaman ortacı
hurdled
Örnekler
The track and field athlete regularly hurdles over the barriers during practice. 

Atletizm sporcusu antrenman sırasında düzenli olarak engellerin üzerinden atlar.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store