Ara
greasy
01
yağlı
(of food) containing or cooked in a lot of oil
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
greasiest
karşılaştırma derecesi
greasier
derecelendirilebilir
Örnekler
The fries were too greasy for my taste, leaving an oily residue on my fingers.
Patates kızartması damak tadıma göre çok yağlıydı, parmaklarımda yağlı bir kalıntı bıraktı.
02
yağlı
(of hair or skin) naturally producing an excess of oil
Örnekler
He washed his greasy hair twice to remove the oil.
Yağı gidermek için yağlı saçlarını iki kez yıkadı.
03
yağlı, yağ kaplı
covered with or soiled by grease or oil
Örnekler
The mechanic had a greasy shirt after working on the engine.
Tamirci, motorda çalıştıktan sonra yağlı bir gömlek giyiyordu.
Leksikal Ağaç
greasily
greasiness
greasy
grease



























