gravity
gra
ˈgræ
gre
vi
vi
ty
ti
ti
British pronunciation
/ˈɡrævɪti/

"gravity"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Gravity
01

yer çekimi

(physics) the universal force of attraction between any pair of objects with mass
Wiki
gravity definition and meaning
example
Örnekler
Astronauts experience microgravity in space, where the effects of gravity are greatly reduced compared to Earth's surface.
Astronotlar uzayda mikrogravite yaşar, burada yerçekimi etkileri Dünya'nın yüzeyine kıyasla büyük ölçüde azalır.
02

ciddiyet, ağırbaşlılık

a way of presenting oneself that is serious, solemn, and dignified
example
Örnekler
She entered the meeting with gravity, knowing the decision would affect many lives.
Toplantıya ciddiyetle girdi, çünkü kararın birçok hayatı etkileyeceğini biliyordu.
03

ciddiyet, ağırlık

a strong feeling of seriousness or importance in a situation
example
Örnekler
The gravity of the crisis was clear from the president's expression.
Krizin ciddiyeti, başkanın ifadesinden belliydi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store