garden
gar
ˈgɑ:
gaa
den
dən
dēn

"garden"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Garden
01

bahçe

a piece of land where flowers, trees, and other plants are grown 
garden definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
gardens
Örnekler
He often invites friends over for outdoor gatherings in his garden. 

Sık sık arkadaşlarını bahçesinde açık hava toplantılarına davet eder.

02

avlu

the land that is joined to our house and we can grow plants there 
Dialectbritish flagBritish
yardamerican flagAmerican
garden definition and meaning
Örnekler
I like to take walks in the garden to admire the plants and listen to the birds. 

Bitkileri hayranlıkla izlemek ve kuşları dinlemek için bahçede yürüyüş yapmayı seviyorum.

03

bahçe, bostan

the flowers or vegetables or fruits or herbs that are cultivated in a garden 
to garden
01

bahçıvanlık yapmak

to cultivate and nurture plants in an outdoor space, either as a job or hobby 
Intransitive
to garden definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
garden
3. tekil kişi
gardens
şimdiki zaman ortacı
gardening
basit geçmiş zaman
gardened
geçmiş zaman ortacı
gardened
Örnekler
She gardens in her backyard, growing vegetables and flowers for her family. 

O, ailesi için sebze ve çiçek yetiştirerek arka bahçesinde bahçıvanlık yapar.

garden
01

olağan, tanıdık

the usual or familiar type 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most garden
karşılaştırma derecesi
more garden
derecelendirilebilir
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store