Ara
Fuel
to fuel
01
yakıt vermek
to provide energy or power for a vehicle, etc.
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
fuel
3. tekil kişi
fuels
şimdiki zaman ortacı
fueling
basit geçmiş zaman
fueled
geçmiş zaman ortacı
fueled
Örnekler
They fueled the rocket with a mixture of liquid hydrogen and oxygen before the launch.
Fırlatmadan önce rokete sıvı hidrojen ve oksijen karışımı ile yakıt verdiler.
02
canlandırmak
to provide the energy or inspiration needed to drive or enhance a specific activity or process
Örnekler
His ambition fueled his relentless work ethic.
Hırsı, amansız çalışma etiğini besledi.
03
beslemek, yakıt eklemek
to add material to a fire to make it burn more intensely
Örnekler
The firefighters warned against fueling the blaze with gasoline.
İtfaiyeciler, yangını benzinle beslemeye karşı uyardı.
04
yakıt almak, yakıt ikmali yapmak
to take on fuel, typically referring to a ship or aircraft
Örnekler
The ship docked to fuel before continuing its journey.
Gemi, yolculuğuna devam etmeden önce yakıt almak için yanaştı.



























