fighting
figh
ˈfaɪ
fai
ting
tɪng
ting
figuring

"fighting"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Fighting
01

savaş, kavga

the act of engaging in physical combat or conflict, or any contest or struggle between individuals, groups, or forces 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The intense fighting between the two rival factions lasted for several days. 

İki rakip grup arasındaki şiddetli mücadele birkaç gün sürdü.

fighting
01

savaşan, muharebe halindeki

actively engaged in or prepared for military or naval combat operations 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The fighting troops were deployed to the front lines to engage the enemy. 

Savaşan birlikler düşmanla çatışmak için cephe hattına konuşlandırıldı.

02

batırılmış, emdirilmiş

place (candle wicks) into hot, liquid wax 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store