Ara
to fall down
[phrase form: fall]
01
yere düşmek
to fall to the ground
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
down
temel fiil
fall
şimdiki zaman
fall down
3. tekil kişi
falls down
şimdiki zaman ortacı
falling down
basit geçmiş zaman
fell down
geçmiş zaman ortacı
fallen down
Örnekler
He slipped on the ice and fell down.
Buz üzerinde kaydı ve yere düştü.
02
başarısız olmak, düşmek
to fail to meet the required standards or expectations, resulting in a lack of success
Intransitive
Örnekler
The company 's expansion plans fell down because of economic uncertainties in the market.
Şirketin genişleme planları, piyasadaki ekonomik belirsizlikler nedeniyle suya düştü.



























