Ara
Eyeful
01
göz dolduran
a woman or thing that is very attractive or pleasing to look at
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
eyefuls
Örnekler
She is quite an eyeful in that elegant gown.
O zarif elbisenin içinde tam bir göz ziyafeti.
02
göz doyurucu manzara, tam bir görüntü
a complete or satisfying view of something
Örnekler
We got an eyeful of the mountains from the balcony.
Balkondan dağların doyurucu bir manzarasını aldık.



























