Ara
to educe
01
elde etmek
uncover or extract implicit information or qualities inherent in something
Örnekler
While studying the ancient manuscript, the scholars were educing hidden meanings and symbolism, shedding light on its cultural significance.
Antik el yazmasını incelerken, bilginler gizli anlamları ve sembolizmi ortaya çıkarıyor, kültürel önemine ışık tutuyorlardı.
02
sonuca varmak
to logically derive understanding or conclusions
Örnekler
While reviewing the financial statements, the accountant was educing discrepancies that raised concerns about possible fraud.
Mali tabloları incelerken, muhasebeci olası bir dolandırıcılık hakkında endişeler uyandıran tutarsızlıkları çıkarıyordu.



























