drowsy
Pronunciation
/ˈdɹaʊzi/

"drowsy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

drowsy
01

uykulu

feeling very sleepy
drowsy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
drowsiest
karşılaştırma derecesi
drowsier
derecelendirilebilir
Örnekler
The medication she took for her allergies made her drowsy, so she avoided driving.
Alerjileri için aldığı ilaç onu uyuşuk yaptı, bu yüzden araba kullanmaktan kaçındı.
02

uykulu, sersemleşmiş

feeling disinterested
Örnekler
The tedious paperwork made her feel drowsy, longing for a more stimulating task.
Sıkıcı evrak işleri onu uyuşuk hissettirdi, daha uyarıcı bir görev özlemiyle.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store