Ara
to dialogue
01
diyalog kurmak, konuşmak
to engage in a conversation or discussion between two or more people
onaylayıcı
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
dialogue
3. tekil kişi
dialogues
şimdiki zaman ortacı
dialoguing
basit geçmiş zaman
dialogued
geçmiş zaman ortacı
dialogued
Örnekler
The leaders agreed to dialogue in order to ease tensions between their countries.
Liderler, ülkeleri arasındaki gerginliği azaltmak için diyalog kurmaya karar verdiler.
Dialogue
01
diyalog
a discussion between two groups or states, particularly one intended to resolve a problem
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
dialogues
1.1
diyalog
a written or spoken line that is spoken by a character in a play, movie, book, or other work of fiction
Örnekler
The dialogue between the two characters revealed their hidden motives.
İki karakter arasındaki diyalog, onların gizli niyetlerini ortaya çıkardı.
1.2
karşılıklı konuşma
a conversation or exchange of ideas between two or more individuals, typically characterized by turn-taking, interactive communication, and mutual understanding



























