Ara
daring
01
cesur, gözüpek
brave enough to take risks and do dangerous things
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most daring
karşılaştırma derecesi
more daring
derecelendirilebilir
Örnekler
She climbed the steep mountain cliff with daring determination.
O, dik dağ uçurumunu cesur bir kararlılıkla tırmandı.
02
cesur, yenilikçi
radically new, original, or innovative
Örnekler
The artist presented a daring new style of painting.
Sanatçı, cesur yeni bir resim tarzı sundu.
Daring
01
cesaret, cüret
the quality of being willing to take risks or face danger
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
darings
Örnekler
Her daring impressed everyone on the expedition.
Onun cesareti, seferdeki herkesi etkiledi.
02
cesaret, tehlikeli meydan okuma
an act or challenge that involves risk or danger
Örnekler
He accepted a daring to jump off the high platform.
Yüksek platformdan atlamak için cesur bir meydan okuma kabul etti.
Leksikal Ağaç
daringly
daring
dare



























