Ara
creepy
01
tüyler ürpertici
strange or unnatural in a way that might cause uneasiness or slight fear
Örnekler
The doll 's unblinking eyes were creepy, making the children hesitant to play with it.
Bebeğin göz kırpmayan gözleri ürkütücüydü, bu da çocukların onunla oynamaya çekinmesine neden oldu.
02
ürkütücü, sürünen
moving in a slow, sneaky, or crawling way
Örnekler
The forest was filled with creepy creatures scuttling in the underbrush.
Orman, çalılıklar arasında hızla hareket eden ürkütücü yaratıklarla doluydu.
03
ürkütücü, rahatsız edici
causing discomfort by acting in a sexually inappropriate or unsettling way
Örnekler
People reported the teacher for his creepy behavior toward students.
İnsanlar, öğretmenin öğrencilere karşı ürkütücü davranışları nedeniyle şikayet ettiler.
Leksikal Ağaç
creepily
creepiness
creepy
creep



























