Ara
coordinated
01
eşgüdümlü
being capable of using a set of muscles to perform a single task
Örnekler
The child is becoming more coordinated as she learns to ride a bike.
Çocuk bisiklet sürmeyi öğrenirken daha koordineli hale geliyor.
02
koordineli
functioning as a unified unit, with various parts or elements working together harmoniously
Örnekler
The coordinated schedules of the airline crew ensured smooth operations and on-time departures.
Havayolu mürettebatının koordine edilmiş programları, sorunsuz operasyonlar ve zamanında kalkışlar sağladı.
03
koordine edilmiş, uyumlu
deliberately arranged to match in color, style, or design
Örnekler
The wedding had a coordinated color scheme of gold and ivory.
Düğünün altın ve fildişi renginde koordine edilmiş bir renk şeması vardı.
Leksikal Ağaç
uncoordinated
coordinated
coordinate
ordinate
ordin



























