Ara
convincingly
01
ikna edici bir şekilde
in a manner that persuades others to believe something is true, real, or valid
Örnekler
The witness convincingly described the events of that night.
Tanık, o geceki olayları ikna edici bir şekilde anlattı.
02
ikna edici bir şekilde, şüpheye yer bırakmayacak şekilde
in a way that clearly shows superiority or victory, leaving no room for doubt
Örnekler
He convincingly passed the test, earning top marks in every section.
Testi ikna edici bir şekilde geçti, her bölümde en yüksek notları aldı.
Leksikal Ağaç
unconvincingly
convincingly
convincing
convince



























