Ara
to compare
01
kıyaslamak, karşılaştırmak
to examine or look for the differences between of two or more objects
Transitive: to compare two or more things
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
compare
3. tekil kişi
compares
şimdiki zaman ortacı
comparing
basit geçmiş zaman
compared
geçmiş zaman ortacı
compared
Örnekler
She literally took an hour comparing prices before making a purchase.
Bir satın alma işlemi yapmadan önce tam bir saat fiyatları karşılaştırarak geçirdi.
02
karşılaştırılmak
to be similar in nature or quality to something else
Intransitive: to compare to sb/sth
Örnekler
The new restaurant can’t compare to the old one in terms of flavor.
Yeni restoran, lezzet açısından eskiyle karşılaştırılamaz.
03
benzetmek
to state or describe how two things or persons are similar
Transitive: to compare sth to sth
Örnekler
He often compares his brother to a superhero because of his strength.
Gücünden dolayı sık sık kardeşini bir süper kahramana benzetir.
04
üstünlük derecesine göre oluşturmak (sıfat veya zarfı)
(Grammar) to change an adjective to show different levels of degree
Transitive: to compare an adjective or adverb
Örnekler
The teacher showed us how to compare "tall" to "taller" and "tallest."
Öğretmen bize "uzun" ile "daha uzun" ve "en uzun"u nasıl karşılaştıracağımızı gösterdi.
Compare
01
karşılaştırılabilir özellikler
qualities that are comparable
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Leksikal Ağaç
comparative
comparative
comparing
compare



























