comfortable
com
ˈkʌm
kam
fortable
ftəəbl
ftēēbl

"comfortable"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

comfortable
01

rahat

(of an object) making you feel relaxed because of it is warm or soft and does not hurt the body 

comfy

comfortable definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most comfortable
karşılaştırma derecesi
more comfortable
derecelendirilebilir
Örnekler
After a long day, I like to change into comfortable pajamas. 

Uzun bir günün ardından, rahat pijamalar giymeyi seviyorum.

02

konforlu

physically feeling relaxed and not feeling pain, stress, fear, etc. 
Örnekler
She felt comfortable in her pajamas and slippers at home. 

Evde pijaması ve terlikleriyle rahat hissediyordu.

03

maddi açıdan rahat, varlıklı

financially secure and well-off 
Örnekler
After years of hard work, they were finally comfortable and able to enjoy the finer things in life. 

Yıllarca süren zorlu çalışmalardan sonra, nihayet rahat ve hayatın daha güzel şeylerinin tadını çıkarabilecek durumdaydılar.

04

rahat, konforlu

sufficient to provide comfort 
05

rahat, konforlu

more than adequate 
06

rahat, huzurlu

feeling at ease, relaxed, or free from worry or discomfort in a particular situation or environment 
Örnekler
I don't feel comfortable discussing personal matters with strangers. 

Yabancılarla kişisel meseleleri tartışırken kendimi rahat hissetmiyorum.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store