Ara
childlike
01
çocuksu, saf
having the innocence of a child
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most childlike
karşılaştırma derecesi
more childlike
derecelendirilebilir
Örnekler
Despite the challenges, she maintained a childlike optimism, believing in the goodness of people.
Zorluklara rağmen, insanların iyiliğine inanarak çocuksu bir iyimserlik sergiledi.
02
çocuksu, çocukça
befitting a young child



























