Ara
to affiliate
01
bir kuruluşun üyesi olmak
to join or associate with a group, organization, or network, forming a partnership or connection
Intransitive: to affiliate with a group or organization
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
affiliate
3. tekil kişi
affiliates
şimdiki zaman ortacı
affiliating
basit geçmiş zaman
affiliated
geçmiş zaman ortacı
affiliated
Örnekler
The company is currently affiliating with international partners to enter new markets.
Şirket şu anda yeni pazarlara girmek için uluslararası ortaklarla bağlantı kuruyor.
02
arkadaşlık etmek
to spend time with a person or a group of people
Intransitive: to affiliate with sb
Örnekler
The new member quickly affiliated with the club's core group.
Yeni üye, kulübün çekirdek grubuyla hızla bağlantı kurdu.
Affiliate
01
bağlı ortak, üye
an organization or company that is officially connected to or associated with a larger entity, typically through a contractual or ownership arrangement, for the purpose of mutual benefit or collaboration
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
affiliates
Örnekler
The online retailer expanded its product range by partnering with various affiliates, broadening its market reach.
Çevrimiçi perakendeci, çeşitli bağlı kuruluşlarla ortaklık yaparak ürün yelpazesini genişletti ve pazar erişimini artırdı.
02
bağlı, üye
a subordinate or subsidiary associate; a person who is affiliated with another or with an organization
Leksikal Ağaç
affiliated
affiliation
affiliate



























