affair
a
ə
ē
ffair
ˈfeə
fe
impairaflarebewarerepair

"affair"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Affair
01

yasak cinsel ilişki

a sexual relationship between two people in which at least one of them is already committed to someone else 
affair definition and meaning
Örnekler
She was heartbroken when she discovered her husband was having an affair with a colleague. 

Kocasının bir meslektaşıyla bir ilişki yaşadığını keşfettiğinde kalbi kırılmıştı.

02

olay, mesele

a social gathering or event, often formal or noteworthy 
affair definition and meaning
Örnekler
The gala was a grand affair. 

Gala, görkemli bir etkinlikti.

03

mesele, konu

a matter, issue, or concern that is not precisely specified 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
affairs
Örnekler
The manager dealt with several affairs at once. 

Yönetici aynı anda birkaç meseleyle ilgilendi.

04

işler, meseleler

matters related to business, finance, or personal transactions 
Örnekler
Her affairs included property investments and stocks. 

Onun işleri gayrimenkul yatırımları ve hisse senetlerini içeriyordu.

05

mesele, konu

an event, situation, or issue that is important or of public interest, often in politics or international relations 
Örnekler
The minister gave a speech on current international affairs. 

Bakan, güncel uluslararası meseleler hakkında bir konuşma yaptı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store