chair
chair
ʧeə
che
charrchoir

"chair"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Chair
01

sandalye

furniture with a back and often four legs that we can use for sitting 
chair definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
chairs
Örnekler
I placed my bag on the empty chair next to me. 

Çantamı yanımdaki boş sandalyeye koydum.

02

başkan, başkan

the person who leads or presides over meetings or activities of a committee, board, or organization 
chair definition and meaning
Örnekler
The chair called the meeting to order. 

Başkan toplantıyı açtı.

03

kürsü

the position that a university professor has 
Örnekler
Dr. Smith was appointed chair of the English department after 20 years of distinguished teaching and research. 

Dr. Smith, 20 yıllık seçkin öğretim ve araştırma kariyerinin ardından İngilizce bölümünün başkanlığına atandı.

04

elektrikli sandalye, elektrikli sandalye

a device used for execution by means of electric current 
Örnekler
The prisoner was sentenced to die in the electric chair. 

Mahkum, elektrikli sandalyede ölmeye mahkum edildi.

05

sandalye, pozisyon

a designated seat or position assigned to a specific musician within an orchestra 
Örnekler
She earned first chair in the violin section. 

Keman bölümünde ilk sırayı kazandı.

to chair
01

toplantıyı yönetmek

to lead a committee or meeting 
Transitive: to chair a committee or meeting
to chair definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
chair
3. tekil kişi
chairs
şimdiki zaman ortacı
chairing
basit geçmiş zaman
chaired
geçmiş zaman ortacı
chaired
Örnekler
She regularly chairs the weekly team meetings, ensuring all agenda items are addressed. 

O, haftalık ekip toplantılarını düzenli olarak yönetir, gündemdeki tüm maddelerin ele alınmasını sağlar.

02

başkanlık etmek

to lead and oversee the administration, operations, and activities of an academic department or similar organizational unit 
Transitive: to chair a department
Örnekler
She was elected to chair the history department at the university. 

Üniversitede tarih bölümünü yönetmek üzere seçildi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store