canned
Pronunciation
/ˈkænd/

"canned"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

canned
01

konservelenmiş

(of food) preserved and stored in a sealed container, typically made of metal
canned definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most canned
karşılaştırma derecesi
more canned
derecelendirilemez
Örnekler
He enjoyed canned peaches as a sweet and juicy snack.
Tatlı ve sulu bir atıştırmalık olarak konserve şeftalilerden hoşlanırdı.
02

önceden kaydedilmiş

(of laughter, music, or applause) pre-recorded for future use in television or radio programs
Örnekler
The radio station played too much canned music, making it feel impersonal.
Radyo istasyonu çok fazla konserve müzik çaldı, bu da onu kişiliksiz hissettirdi.
03

kafayı bulmuş, sersemlemiş

heavily intoxicated from drinking alcohol
Örnekler
She was so canned, she had trouble keeping her balance.
O kadar sarhoştu ki, dengesini korumakta zorlanıyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store