locked
locked
lɒkt
lokt
licked

"locked"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

locked
01

kilitli, kilitlenmiş

secured with a key, code, or mechanism to prevent access or movement 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most locked
karşılaştırma derecesi
more locked
derecelendirilebilir
Örnekler
She realized she left her keys inside when she found the door locked. 

Kapıyı kilitli bulduğunda anahtarlarını içeride unuttuğunu fark etti.

02

hapsolmuş, sıkışmış

feeling trapped, restricted, or constrained in a situation or conflict 
Örnekler
She felt locked in a cycle of self-doubt, unable to break free from her negative thoughts. 

Kendini bir özgüven eksikliği döngüsünde hapsolmuş hissediyordu, olumsuz düşüncelerinden kurtulamıyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store